Değirmenin Kündü

Lafı bir deşen olacak ki, arkası gelsin. Efendim, çocukluğumun bir döneminde ben de değirmende ikamet ettim. İlkokul ikinci sınıfı (1961-62 öğr. yılı) ordan gidip-gelerek okudum. Şimdiki Dereli yolu çok daha sonra (1975 yılı) yapılmıştır. Kemer köprüsü, taş döşeme yolları, dere kenarındaki büyük ceviz ve dut ağaçları ile çayır ve çimenli kemer başı güzel bir görünüme sahipti. O küçük değirmen deresinde çok miktarda balık olurdu. Köprü altında kümesimiz ve değirmene katırla gelenlerin hayvanlarını bağlama yerleri vardı. O sıralar yaylaya hayvanlar yaya olarak götürülürdü. Keşap ilçesine bağlı bazı köylülerin de yaya olarak değirmen yanından geçen yolu kullandıklarını bilirim. Hayvanlara takılan çan ve keleklerin çıkardığı sesler vadi içinde çok hoş bir yankı yapardı. Bu arada, bizden daha önce değirmencilik yapan Çakıroğullarından rahmetli yetim Hüseyin Dayı'dan dinlediğim bir anısını aktarayım:

Metin GÜLBEYAZ

Rahmetli, bir gece vakti yanında oğulları Ağabey veya Muharrem'den biri ile değirmendeyken ay ışığı da gündüz gibi ortalığı aydınlatıyormuş. Değirmen dönmekte ve o da beklemekteymiş ki, uzaktan bir davul zurna sesi duymuş. Ses yaklaşmaktaymış aynı zamanda da atlı sesleri ile birlikte bunun bir düğün halayı olduğu fikrine varmış. Bu arada kendisi de gelenleri değirmenin saçak aralığından görüvermiş. Bir yandan da davul sesi (onun ifadesi ile) "dımbada dımbada dımbada dım..." diye devam etmekteymiş. Halay kimi atlı, kimisi de yaya olmak üzere köprü üstünde durmuşlar. Değirmeni fark etmişler ve değirmenle ilgili konuşmaya başlamışlar. Kimisi "haydi şu değirmenciye ekleşelim" derken, kimisi de "bırakın garibanı, yolumuza gidelim" diyorlarmış. Bunlar aralarında konuşurken içlerinden bir grup çoktan değirmene dalmışlar... Eeeeeeee, öüeee, iiieeeeee diye garip ve korkunç şekilde sesler çıkararak İssin dayının üstüne çullanmışlar..... Daha aradan ne kadar zaman geçti, o arada neler oldu bilinmezken halayın başı olan reisleri bu haylaz grubu azarlayarak geri çağırmış. Ne istediniz bu garipten, adamı yarım edeceksiniz vb.. sözlerle halayı ordan peşine takarak Çayköprü yönüne doğru yollarına devam etmişler... Rahmetli o gece ne kadar korktu bilmem ama ben bunu Hüseyin dayıdan dinlerken bile çok korkmuş, o olayı sanki ben yaşamışım gibi olmuştum.

Evet değirmenle ilgili bir çok anı ve yaşanmış olay var tabi. Zaman zaman anlatmayı isteriz. Bir sonraki anıda buluşmak üzere derken, ordaki anılarımdan biri de; öğütülen zahireleri torbalara doldurmak için kullanılan çubuktan halkaları bir araba direksiyon simiti gibi kullanarak kemerbaşlarında, büklüm büklüm yollarında araba sürüyormuş gibi kullanmamdır.



Ezedin.comGoogle


Mesaj Tahtası



Linkler