Yer isimleri üzerine…

Bazı konuları uzun zaman bilip konuşsak da dikkatimizi çekmez. Köyümüzün kuzeyindeki halk arasındaki telaffuzuyla “Ağgaya” veya “Aagaya” denilen dağın asıl adının “Akkaya” olduğunun dikkat çekmemesi gibi. “Kürtünlü” mahallesinin adının Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinden, “Kükneli” isminin “Köknarlı”dan gelmesi gibi…

Küçüklüğümden beridir babam yaylalarla ilgili, “Galiser”le ilgili, Tamzara ile ilgili bir sürü şeyler anlatır dururdu. Birinde arabayla yaylaya giderken hep bahsettiği “Samayil”in neresi olduğunu gösterdi. Dağın yarı belinde bir kaç ev, bir okul. “Demek Samayil Samayil dedikleri yer burasıymış” diye düşündüm. Belli ki eskiler için önemli bir merkezdi. Yayladan aşağı gelirken önemli bir durak / dinlenme hatta yatma yeri.

Aradan yıllar geçtikten sonra il dışında bir öğretmenle karşılaştık. Giresunlu olduğumu öğrenince gözleri parladı ve kendisinin de bir kaç sene Giresun’da çalıştığını söyledi. Dereli’nin Yüce köyünde çalıştığını öğrendim ama çıkaramadım tabii… Dereli’nin bir kaç köyünü biliyordum ama Yüce köyünü duymamıştım. Sohbet ilerledikçe bahse konu köyün bizin Samayil olduğu kesinleşti ama beni aldı bir düşünce…

İlk aklıma gelen, benim dedemin dedesinin dedesinin Samayil diye bildiği ve ondan bu yana babama ve hatta bana kadar Samayil olan köyün adını hangi densiz veya hangi dengesiz düşünce “Yüce”ye çevirmişti? Kim, niçin rahatsız olmuştu? O küçük yaşımda yapmak zorunda kaldığım ufak çaplı araştırmadan sonra öğrendim ki; İsmail Aleyhisselam’ın adı İncil’de Smayil veya Samuel olarak geçmekte ve yerli gayrı müslimler bu adı “Samayil” biçiminde telaffuz etmekteydi. Tabi bir müddet sonra bunun da yanlış olduğunu, aslında arapça “semail” yani semaya yakın anlamında olduğunu bir şekilde anladım.

Bu yazının buraya kadar olan kısmı aslında 2-3 yıl önce yazıldı. Daha birçok tamamlanmamış veya yayınlamayı uygun bulmadığım yazılar gibi bir köşede beklemekteydi. Son günlerde “Norşin” mi, “Gürpınar” mı tartışması baş gösterince bir şeyler daha yazma ihtiyacı hasıl oldu.

Bilindiği gibi yer isimleri Türkiye’nin çoğu yerinde önemli bir sorundur. Yine yıllar önce bütün Türkiye’nin “Tillo” olarak bildiği bir yeri haritada arayıp bulamamıştım. Daha sonra öğrendiğime göre adı “Aydınlar” olarak değiştirilmiş. Yine tayin olduğum köyün adı “Fındıklı” olmasına rağmen köyde herkes “Os” köyü diyordu. Daha garibi, 70 yıl önceki haritada isimleri “Dersim”, “Cebelibereket”, “Karahisar-ı Sahip”, “Mamuratül Aziz”, “Karaköse” diye belirtilen yerlerin çoğunun neresi olduğunu anlamak için düşünmek lazımdı.

Uzaklara gitmeye gerek yok. “Çivriz”, “Gengene”, “Kulakkaya”, “Gücese”, “Duroğlu”, “Köpekli”, “Iklıkçı” dendiğinde insanlarımızın çoğu nereden bahsettiğimizi bilir. Diğerlerini bir kalemde geçmeye razıyım da, bu “Güzel Köy” neresidir? Bilen varsa haber versin? Canınızı sıkmadan hemen belirtelim: Yüzlerce yıldır tam karşımızda duran, bize bakan, akşama ne kadar kaldığını güneşin gölgesine bakarak tahmin ettiğimiz, tepesinde “Şırankale”yi barındıran “Iklıkçı”nın adı bundan böyle “Güzel Köy” olmuş.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir