Kültür

Kültür

[2012.07.05] Yemekler - Tooga

Önce ana malzeme olarak pancarlar (kara lahana) dibleğelik şeklinde (ince ince) doğranır. Yanına pırasa, pezik, hoşuran gibi yukarıdaki malzemelerden neler varsa doğranır ve bir siniye konur. Ana malzeme kara lahanadır. Doğranmış malzemeler mısır unuyla yoğurulur.

Devamı...

Gece Lafı

Karadeniz'li erkeklerin pek çalışmadıkları, tarlada bahçede genellikle kadınların çalıştıkları söylenir. Bu yaygın kanaat bir dereceye kadar doğrudur. (En azından mensup olduğum Mollaoğlu sülalesi için...)

Ailemizin erkeklerinin gece yarısından önce yatağa girdikleri pek görülmemiştir. (Hastalık durumları hariç) Hem nasıl girsinler ki?... Bir kere kahveden saat 11.30 - 12.00 gibi dönülmektedir. Eve gelindiğinde hanım yataktan kaldırılır, kahvaltılık bir şeyler hazırlatılır, kahvedeki içilen çay tat vermemişse yeniden çay demletilir vs. Bu arada saat sabaha karşı 1.00 olmuştur. Kahvedeki muhabbet yarım kaldığı için muhabbet yolda da devam eder ve eve gelinirken kardeş - yeğen eve davet edilir.

Devamı...

Yer İsimleri Üzerine

Bazı konuları uzun zaman bilip konuşsak da dikkatimizi çekmez. Köyümüzün kuzeyindeki halk arasındaki telaffuzuyla "Ağgaya" veya "Aagaya" denilen dağın asıl adının "Akkaya" olduğunun dikkat çekmemesi gibi. "Kürtünlü" mahallesinin adının Gümüşhane'nin Kürtün ilçesinden, "Kükneli" isminin "Köknarlı"dan gelmesi gibi...

Devamı...

İnsanlar (Sülaleler)

Kökeni mahallemize ait bilinen 18 sülale bulunmaktadır. Bunların bir kısmı zaman içinde başka memleketlere veya köylere göçmüş, şu an köyümüzde 14 sülalenin temsilcileri kalmıştır. Bu 14 sülaleden Tornuların temsilcileri de göçmelerine rağmen yerleri halen bulunmakta ve fındık vakitleri köye gelmektedirler.

Devamı...

Pancar Çorbası Nasıl Yapılır?

Ömral Coşar'dan...

Pancarı ilk önce iyi gine seçecen ki, sülük bit garışmasın. Büyük bi lengere suyu goyup haçcak gine yu, gara suyu çıksın... Galaylı tenceriyi yarı beline gadar suyla doldur, güzünenin üstüne goy, fokur fokur gaynat... Bi yandan da fokurdiyan suya, pancarı, üç goşam yarmii, 2 böyük baş suğanı, orta böyüklükte acı büberi ilave et.

Devamı...

Dedem (İbaşın Şükrü)

Annem Yağmurca köyü'nün yeni adıyla Esenyurt, bilinen adıyla Köpekli mahallesindendir. Dedemin evi, Köpekli mahallesinin zirvesinde yer alır. Köpekli'den Kale’ye ve Yaraş'a giden yolun son evidir. Açık havalarda Karadenizi görmek mümkündür.

Dedemle ilgili ilk hatırladıklarım, kardeşlerimle birlikte Cuma akşamları veya Cumartesi günleri ziyaretine gittiğimizdir. Ezedin’den Dedemin evi tahminimce bir veya bir buçuk saat sürerdi. Tabi o zamanlar bir saate sahip olmadığım için ölçmek nasip olmadı.

Devamı...

Dımbılçı

Ramazan geldiğinde televizyonlar eski ramazan anılarından geçilmez. Gündüz oruç tutmaktan iflahı kesilen ve aklı başında olmayan insanlar iftarı açınca başka bir aleme geçerler. Dini bütünler namaz, kuran gibi daha uhrevi meşguliyetler peşindeyken, diğer insanlar da sohbet, muhabbet ve çeşitli oyunlarla meşgul olurlar. Bu manada tombala en fazla bilinen ramazan eğlencesi sayılır. Benim küçüklüğümde böyle gecelerde bizim ev de dahil, çeşitli evlerde toplanıldığını ve kitap okunduğunu hatırlıyorum. Kitap dediysem, rahmetli babamın eve getirdiği tarihi romanları kastetmekteyim. En popülerleri: "Eba Müslüm kitapları, Yörük Ali Efe, Atçalı Kel Mehmet Efe" isimli romanlardır.

Devamı...

Uslusu

Köyümüzün güney tarafında (Günii geçesi) Arkantamı denen mevkiin karşısında iki adet taş bulunur. Taşlar yerli kaya olup, 15 - 20 katlı bir bina yüksekliğinde ve enindedir. Aşağıdakine Uslusu denir. Yukarıdakine de ayırt etmek için Yukarıki Uslusu denmektedir.

Bu taşın adı ve özelliği, üzerindeki sudan gelmektedir. Suyun bulunduğu çukurluk hilal şeklindedir. Ancak, hilalin ortasında yükselti daha fazla olduğu için su genellikle iki parça halindedir. Suyun derinliği 10 cm’yi geçmez. Yılın neredeyse tamamında kurumayan bu suyun içinde her türlü mikrop, ufak canlılar ve gözle görülebilen yaratıklar bulunmaktadır.

Devamı...

Mantarlar

Haziran – Temmuz ayları geldiğinde köyde bir hareketlilik başlar. Çünkü bu zamanlar mantarların gün yüzüne çıktığı zamanlardır.

Köyümüzün etrafındaki (genellikle güney tarafındaki) ormanlarda başlıca üç çeşit mantar bulunmaktadır. Aslında mantar türleri oldukça çeşitli olmasına rağmen zehirlenme korkusuyla yendiği kesin olarak bilinmeyen mantar türleri zehirli olduğu gerekçesiyle toplanıp yenmemektedir.

Acı Mantar: İnsanlarımız tarafından bilinen ve toplanıp yenilen en önemli mantar türüdür. Bembeyaz rengi ile kendini hemen belli eder. Yerden 8-10 cm kadar boylanır. Şapkası 10 cm çapındadır. Zedelendiği yerden koyu süt kıvamında ve renginde bir sıvı akar. Mantar toplarken bu süt ister istemez insanın eline bulaşır. Küçük çocuklar yanlışlıkla elini ağzına veya gözüne sürdüklerinde çok pis yakar. (Allah korusun) Zaten acı mantar adını almasının sebebi de budur. Ama pişirildiğinde bu acılıktan çok fazla bir eser kalmaz. (Hafif bir acılık bulunur)

Devamı...

Ezedin Ne Demek

Köyümüzün (mahallemizin) asıl adı olan "EZEDİN" kelimesinin ne demek olduğu açık değildir. Köyümüzün daha önceden bağlı bulunduğu Yağmurca Köyü'nden ayrılması sürecinde Ezedin adı alınmak istenmiş fakat bu kelimenin alınması rumca olduğu gerekçesiyle engellenmiştir. Rumca'da "ezedin" kelimesinin veya buna benzer bir kelimenin olup olmadığı araştırılmamıştır.

Devamı...



Ezedin.comGoogle


Mesaj Tahtası



Linkler