Yöresel Kelimeler – Giriş

Her köy gibi, köyümüzün konuşma dilinde de resmi dilde ve diğer yörelerde kullanılmayan yöresel kelimeler mevcuttur. Bu kelimelerin bizi biz yapan, başkalarından ayıran bir tadı, kokusu, havası vardır. Özellikle gurbette, köyünü özleyen kişinin bir köylüsüyle karşılaştığında bu yöresel kelimeleri kullanarak konuşması, köyün havasını hatırlamak isteğinden kaynaklansa gerektir.

Fakat yöresel kelimeler meselesiyle yakından ilgilenmeyen kişiler, kendi köylerinde kullanılan ve resmi ağızda pek bulunmayan kelimelerin hepsini kendi köyüne has zannedebilmektedirler. Oysaki çoğu kelimeler resmi ağızda pek kullanılmasa da o dilin asıl kelimeleridirler. Bunları belli bir yöreye ait sanmak hatalıdır. Örnek: “bağdaş kurmak” “kurna” “peşkir” bu gibi kelimelerdendir.

Bazen de bir kelime belli bir yörede çok değişik bir tarzda söylenmekte ve yöresel bir hal almaktadır. Köyümüzden örnek:

“zabaçcağa” kelimesinin aslı sabah çağı olup “sabahleyin” anlamındadır. Ama günlük dilde “yarın sabah veya yarın anlamında kullanılır. Yine bunun gibi “ööliinçaa” öğlen sıraları demektir.  

Türkçede “r” ve “l” harfiyle başlayan keline nadir olduğundan, yabancı dilden bu gibi kalimelerin başına bir sesli harf getirilmesi sadece bizim köyümüzde rastlanan bir durum değildir. Hıraat, iradi, irecep, irende, üğriya, uruf, urum, urus, ırakı, ülüzgar, ileğen gibi.

Aşağıya aldığımız kelimeler köyümüzdeki yöresel kelimeleri toparlama çabasıdır. Bu kelimeler aynen veya biraz değişik haliyle diğer yörelerde de kullanılıyor olabilir.

Kelimeler alfabetik olarak sıralanmıştır. Ancak Türkçede “k” ile başlayan çoğu kelimenin söyleyişte “g” sesine dönüşmesi sebebiyle hangi söylenişin yazılacağı bir sorundur. Bazen iki versiyonu da belirttim ama gözden kaçma ihtimaline karşın bu tür kelimeleri “g” dizininde bulamazsanız “k” dizinine de bakmanızı öneririm.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir