Mantarlar

Mantarlar

Haziran – Temmuz ayları geldiğinde köyde bir hareketlilik başlar. Çünkü bu zamanlar mantarların gün yüzüne çıktığı zamanlardır.

Köyümüzün etrafındaki (genellikle güney tarafındaki) ormanlarda başlıca üç çeşit mantar bulunmaktadır. Aslında mantar türleri oldukça çeşitli olmasına rağmen zehirlenme korkusuyla yendiği kesin olarak bilinmeyen mantar türleri zehirli olduğu gerekçesiyle toplanıp yenmemektedir.

Acı Mantar: İnsanlarımız tarafından bilinen ve toplanıp yenilen en önemli mantar türüdür. Bembeyaz rengi ile kendini hemen belli eder. Yerden 8-10 cm kadar boylanır. Şapkası 10 cm çapındadır. Zedelendiği yerden koyu süt kıvamında ve renginde bir sıvı akar. Mantar toplarken bu süt ister istemez insanın eline bulaşır. Küçük çocuklar yanlışlıkla elini ağzına veya gözüne sürdüklerinde çok pis yakar. (Allah korusun) Zaten acı mantar adını almasının sebebi de budur. Ama pişirildiğinde bu acılıktan çok fazla bir eser kalmaz. (Hafif bir acılık bulunur)

Bu mantar, mantar toplamayı ekonomik kaygılarla yapanların göz bebeğidir. Toplanan mantar ya aynı günlerde pazara götürülerek satılır ya da plastik bidonlara tuzlanarak satılır.

Geyik Mantarı: İkinci olarak acı mantar ile aynı boyutlarda fakat parlak tuğla renginde olan geyik mantarı gelir. İsmin yöremizde bulunan ve sayıları son zamanlarda artmış bulunan bir geyik türünün renginden almıştır. Bu mantara bazı yörelerde geyik sırası mantarı da denmektedir. Bu mantarında kendi renginde sütü olur. Çiğ olarak yenebilir. Çok hoş bir tadı vardır. Zaten bu mantar pek eve getirilmez. Bulunduğu anda eğer çok fazla değilse hemen yenir, bitirilir.

Tavuk Mantarı: Üçüncü sırada Tavuk Mantarı bulunur. Bu mantar ilk ikisine göre biraz ufaktır. Şapkası yukarı doğru koniktir. Sarı renkli olup, sütü yoktur. Yumurta sarısı veya tavuk bacağı renginde olması dolayısıyla bazı yörelerde tavuk bacağı mantar veya yumurta mantarı da denmektedir. Yumurta ile pişirilince gayet lezzetlidir. Et tadına yakın bir tadı vardır.

Bunlardan başka yenen Mantarlar olsa da onlara pek rağbet edilmez. Diğer mantarlardan en önemlisi fındık mantarıdır. Bu mantar genellikle fındık zamanında fındık bahçelerinde bulunur. Geyik Mantarından biraz küçüktür. Sütlü olup çiğ iken acıdır. Bu mantar şapkasının üzerindeki halkalı deseninden kolaylıkla ayırt edilebilinir.

Bir diğer mantar güllük mantarıdır. 20-25 cm boyunda olup yine fındık bahçelerinde bulunur. Önce top şeklinde olur, büyüyüp olgunlaştıkça şapkası düzleşir ama top iken gövdeye bitiştiği yerde halkası kalır. Bu mantarın közlemesi çok güzel olur. Bunların dışında da bir sürü yenen mantar bulunsa da insanlar bu mantarlardan uzak durur. İsimlerine genel olarak “bok mantarı” denir. İnsanların bilmedikleri mantarları yememelerinden dolayı köyümüzde ve civar köylerde mantardan zehirlenme vakasına rastlanılmamıştır. Bazı aileler bu mantarlardan bazılarını yerler, diğer aileler yemez.

Mantar havaların ısınmasına bağlı olarak ilk önce alçak rakımlarda çıkar. Bir iki gün yağan yağmurdan sonra uygun sıcaklığı bulan mantarlar büyür. Önce Arkantamı’nın alt taraflarında ve Ortakalık ormanında mantar hasadı başlar. En önemli mantar yatakları Arkantamı’nın önüne aşağı, Ortakalık ormanı, Uslusu’nun altı, Dağtarla, Kavuklukaya ve tabii ki Himmatun ormanıdır. Himmatun’a giden boş dönmez.

Bu sayılanlar herkesin bildiği mantar yataklarıdır. Bunlardan başka her mantarcının kendine ait özel mantar yerleri bulunabilir. Kimse bir başkasına bu yerinden bahsetmez.

Gel gelelim köyümüzün en önemli mantarcılarına… Herkes kendisini iyi mantarcı saysa da, bu konudaki en önemli isim tartışmasız rahmetli Asım Akın ve hanımıdır. Karı koca bu mantar üstatlarının mantara gidip de boş döndükleri görülmüş bir şey değildir. İster sabah ister öğlen ne zaman giderlerse gitsinler, İsterse gökten iki ay boyunca bir damla düşmemiş olsun uzmanına bunlar sorun değildir. Hatta benim bir saat gezip üç mantar bulabildiğim yerden bir sepet mantar topladıkları görülmüştür. (yalan)

İkinci olarak rahmetli Halit amcamın kızı Fadime gelmektedir. Günii gıranının ötesinde bilmediği çalı dibi – gazel altı yoktur. Mantara genellikle harar ile gittiği bilinmektedir. Evlenerek Iklıkçı’ya gitmesi, köyümüz mantarcıları tarafından sevinçle karşılanmıştır.

Mantar ne zaman toplanır? Mantarın büyümesi için nem ve uygun sıcaklık gerekmektedir. Sabah veya öğlende yağmur başlamışsa yarın sabah mantar çıkacak demektir. Mantara gidecekler Akşamdan sözleşir, nerelerin aranacağı tespit edilir. Sabah namazından sonra yatılmayacağı konusunda uzlaşmaya varılır. Ancak yaz olması ve gurbetten gelenlerin çok fazla edecek sohbetleri olması dolayısıyla yatma saati 2yi 3ü bulur. Sabah bir uyanılır ki artık sabah değil öğledir. Kahvaltı yapılır, poşetler hazırlanır, uygun giysi ve ayakkabılar giyilir, ağır usul köyden çıkılır.

Mantarın ufağına çil denir. Mantar çilinin görüldükten sonra büyümediğine inanılır. Tabii hiç kimsenin gördüğü mantar çilinin başında bekleyerek bu inanışın doğruluğunu bilimsel olarak kanıtladığının sanmıyorum ama ben de bu görüşe katılıyorum. Çünkü mantar uygun nem ve sıcaklığı bulduğunda bir anda büyümektedir. Şartlar kaybolunca mantarın büyümesi de durur, bir daha da büyümez.

Avcıların sohbetleri gibi mantarcıların sohbetleri de pek güvenilir değildir. “Falanca yerden bir harar mantar topladım”, “Yoldan bir saparım ki, ormanın altı çarşaf gibi bembeyaz mantar” türü muhabbetlere mesafeli durulmalıdır.

Mantarın mülkiyeti bulunmaz. Yani mantar arının bal aldığı çiçek gibi köyün ortak malıdır. Hiç kimse bir mantarcıya “benim ormanımda ne arıyorsun?” deme hakkına sahip değildir. Tek bir kural vardır: Erken yetişen alır.

Mantar bahsini mantar üzerine söylenmiş (annemden duyduğum) bir mani ile sonlandıralım.

Ben bir küçük mantarım
Günden güne artarım
Gelinler bacım olsun
Kızlarınan yatarım



Ezedin.comGoogle


Mesaj Tahtası



Linkler