Cin Yuvası

Cin Yuvası

Melikliler köylerinin yakınlarında bir gün bir saat bulurlar. İş bu ya, köyde saati olan olmadığı gibi, saatten haberi olan da bulunmamaktaymış. Bilmedikleri bir şeyle karşılaşınca çekinmişler, bir müddet sonra da korkmaya başlamışlar. Hele bir de buldukları şeyin içinden tıkırtılar da gelince tümden ne yapacaklarını şaşırmışlar. Buldukları şeyi bir çubuğun ucuna takıp, panik halinde Ali Fakkı'nın evinin önüne getirip bırakmışlar.

Kendisine haber verilen Ali Fakkı bir müddet sonra kapıya çıkmış. Metanetini muhafaza etmeye çalışarak, fazla da yaklaşmadan o şeyi incelemiş. Dinlemiş. Dinlemiş. En sonunda:

"Geri durun kardeşlerim, bu bir cin yuvası" demiş. "Ama dediklerimi yaparsanız korkmanıza gerek kalmaz. Şimdi herkes bu cin yuvasının etrafında halka olup, eline yumruk büyüklüğünde bir taş alsın. Ben 'at' dediğimde ellerinizdeki taşları hep birlikte yuvanın üzerine fırlatarak bu beladan kurtulabiliriz" demiş. Sonra da eklemiş: "Eğer biriniz atar, biriniz atmaz ise karışmam ha... Yuva bir dağılırsa yandık demektir"

Köylüler hemen ellerine birer taş alıp, saatin etrafında tertibat almışlar. Ali Fakkı'nın birinci işaretiyle kollar gerilmiş, gerilmiş; ikinci işaretle hep birlikte 30 - 40 adet taş kurşun misali saatin üzerinde patlamış.

Toz duman yatışında Ali Fakkı cesaretle kalıntılara yaklaşmış, gerekli incelemeleri yaptıktan sonra: "Gözümüz aydın kardeşlerim" demiş. "Az kala bir sekametlik çıkacaktı, ucuz atlattık" demiş.


Tüm Hikayeler



Ezedin.comGoogle


Mesaj Tahtası



Linkler