Damdaki Usta

Damdaki Usta

Melikli köyünden bir vatandaşın çoluk çocuğu büyüyünce babasının evi artık ona dar gelmeye başlamış. Hali vakti de yerinde olmalı ki, ev yaptırmaya niyetlenmiş. Malzemeleri kısa zamanda hazırlayıp, sıra usta bulmaya gelmiş. Arayıp taramış, sormuş soruşturmuş ve civarın en akıllı ustasını evi yapmaya razı etmiş.

Baharda başlanan ev, himiydi, duvarıydı, söyesiydi derken, yaza doğru bitmeye yüz tutmuş. En nihayet, güneşli bir Temmuz günü çatı hartamasının son çivisini de çakan usta evi bitirmiş.

Bitirmiş bitirmesine amma ne görsün. Kendini hartama döşeme işine iyice kaptıran usta değil kendisi için, bir tek damla için bile evin tavanına inilecek delik bırakmayı maalesef unutmuş.

Çatıda bir müddet oturan usta bir sigara yakıp soruna çözüm aramış. Bin bir özenle çaktığı hartamaları söküp işe tekrar başlamak istemiyormuş haliyle. İkindi vaktine kadar birkaç sigara daha içtiyse de nafile. Aşağıda toplanan ahali de bu müddet zarfında bir çözüm üretemeyince Ali Fakkı’ya danışmaktan başka çıkar yol bulamamışlar.

Sorunu dinleyen Ali Fakkı bir müddet düşündükten sonra: “Beni oraya götürün” demiş. Olay mahalline intikal edince bir müddet daha düşünmüş ve:

“Bana kalın ve uzun bir halat bulun” diye gürlemiş. Halat gelince bir ucunu damda çaresiz bir şekilde beklemekte olan ustaya fırlatmış ve:

“Bu halatın ucunu beline sağlam bir şekilde bağla” demiş. “Gevşek bağlarsan Allah korusun, çözülüp bir şey olur, karışmam sonra ha!” Sonra da diğer ucunu köylülerin eline vermiş. “Şimdi uşaklar” demiş. “Herken sıra olup, bu halatın bir tarafından tutsun. Ben ‘çek!’ dediğimde hep birlikte çekilecek. Öyle biri çeker, biri çekmezse, bir sekametlik çıkarırsınız Allah korusun”

Herkes halatın bir yerinden yapışmış, Ali Fakkı’nın komutunu beklemeye başlamışlar. Ali Fakı damdaki ustaya son tembihini yapmış:

“Usta, belindeki düğüme güvenme. Halatı ayrıca iki elinle sıkı sıkı tut” diye uyarmış. Ustanın dediği gibi hazır olduğunu görünce “Çek!!!” diye komutunu vermiş.

Sonucun beklediği gibi gerçekleşmediğini gören Ali Fakı yarı üzüntü yarı şaşkınlıkla bir müddet zavallı ustanın cesedinin başında beklemiş. Yaptığı tüm planları gözden geçirmiş, bir hata bulamamış. En son: “Yahu uşaklar” demiş. “Ben bir vakit böyle bir adam kurtarmıştım ama kuyudan mı çıkarmıştım, damdan mı indirmiştim, tam emin değilim” demiş.


Tüm Hikayeler



Ezedin.comGoogle


Mesaj Tahtası



Linkler