Melikli Hikayeleri

Melikli Hikayeleri

Genel Açıklama

Köyümüz geçimini fındıktan sağlamaktadır. 10-15 gün boyunca yoğun bir çalışma temposu ve yoğun sıcak insanları yormaktadır. Bu yorucu zamanlarda imdadımıza bazen dedikodu, bazen 'arkası yarın'lar, bazen babamın askerlik anıları bazen de ilgi çekici başka bir konu yetişmiştir. Eğer oyalanacak böyle bir şeyler bulunabilirse, deyim yerindeyse insanlar vaktin nasıl geçtiğini unutmaktadırlar.
Melikli hikayeleri tahminen 10-15 yaşlarımda iken fındık toplanırken babamdan dinledik. Babam bu öyküleri kimden ve ne zaman dinlemişti, sormak hiç aklımıza gelmedi. Sadece dinledik ve bu salak köylülerin yaptıklarına güldük.

Devamı...

Minare kaç adam boyu?

Melikliler köylerinde camileri olmadığından, anlı şanlı bir cami yaptırmaya karar vermişler ve 1-2 sene içinde başarmışlar da... Cami bitince de köylerine yakışır güzellikte ve uzunlukta bir de minare yapmayı ihmal etmemişler.

Tam da cami hizmete açılacak zamanlarda, köyden geçen bir densiz, köylülerle bir çift laf ederken laf arasında minarenin kaç adam boyu olduğunu sormuş. Kimse bilememiş tabii... Biri demiş 15, diğeri 25, bir türlü anlaşamamışlar. Sorunu halletmesi için Ali Fakkı'ya danışmaya karar vermişler.

Devamı...

Sen İmam Ol, Ben Müezzin

Melikliler köylerine anlı şanlı bir cami yapmayı başarmışlar her nasılsa... Sorun şu ki bu caminin imamı yok. Yanlış anlaşılmasın, köyde imamlık yapmaya ehil çok kişi var ama henüz bu görev birisine verilmemiş. Bu yüzden herkes caminin imamlığına talip. Tabi talip çok olunca seçim yapmak da iyice zorlaşmış ve köyün akıldanesi Ali Fakkı'ya danışmaya karar vermişler. Yanlarına bir tepsi baklava alarak Ali Fakkı'nın yanına varmışlar ve dertlerini anlatmışlar.

Devamı...

Bir Sizden, Bir Bizden

Eskiler bilirler. Eskiden köylerde herkesin ineği - danası, tavuğu bulunur, mısırı, fasülyesi yetiştirilir, kısaca şehre inmeden yaşamak için gerekli hemen hemen tüm şeyler köyden tedarik edilirmiş. Şehirden temin edilen başlıca maddeler gazyağı ve tuz imiş. Hatta evde pek bir şey bulunmadığından veya fakirlikten şikayet eden kadınlara: "Neyin eksik? Evde gaz var, tuz var, daha ne istiyorsun?" diye çıkışılırmış. Sonra bu maddelere şeker de eklenmiş. Başka maddeler de derken... Herşey çarşıdan parayla alınır olmuş / oldu. Her neyse, bu kısım hikayeye dahil değil. Asıl hikaye şimdi başlıyor.

Melikliler herhalde fakirmişler ki, her sene tuza dünyanın parasını vermekten bıkmışlar. Bu durumdan kurtulmak için epeyi düşünmüşler. Kendi kendilerine şöyle demişler:

- Mısır ekip mısır elde ediyoruz, kabak ekip kabak elde ediyoruz, fındık dikip fındık elde ediyoruz da; neden tuz ekip kendi tuzumuzu elde etmiyoruz?

Devamı...

Hasan Ağa Sef Gittin

Günlerden bir gün Melikli köyündeki su değirmenine yeni bir taş lazım olmuş. Çünkü eski taş yıllardır döne döne iyice yıpranmış, dişlerini kaybetmiş imiş. Yeni diş açılsa da, her diş açma işleminde taş daha da incelmiş ve ağırlığını kaybetmiş. Neyse uzatmayalım...

3-5 köylü bir araya gelmiş, gerekli hazırlıkları akşamdan yapmışlar ve sabah erkenden yola çıkmışlar. Köyün üst çaprazına düşen dağdaki taş ocağına değirmen taşı kesmeye gitmişler. İkindi sularında taşı keşmişler ve son şeklini vermişler. Sıra gelmiş taşı değirmene götürmeye...

Taş o kadar ağırmış ki, bir adam yerinden zor kıpırdatabiliyormuş. Koca taşı iki kişi neresinden tutsunlar da götürsünler? Bir müddet çeşitli taşıma usulleri denedilerse de, hepsi başarısızlıkla sonuçlanmış. En sonunda taşı götürse götürse köyün en babayiğit, boylu poslu adamı Hasan Ağa'nın götürebileceğine kanaat getirmişler ve içlerinden birini yollayıp Hasan Ağa'yı çağırmışlar.

Devamı...

Cin Yuvası

Melikliler köylerinin yakınlarında bir gün bir saat bulurlar. İş bu ya, köyde saati olan olmadığı gibi, saatten haberi olan da bulunmamaktaymış. Bilmedikleri bir şeyle karşılaşınca çekinmişler, bir müddet sonra da korkmaya başlamışlar. Hele bir de buldukları şeyin içinden tıkırtılar da gelince tümden ne yapacaklarını şaşırmışlar. Buldukları şeyi bir çubuğun ucuna takıp, panik halinde Ali Fakkı'nın evinin önüne getirip bırakmışlar.

Devamı...

Dağdaki Gemi

Zaman, bundan 50 - 60 sene öncesi... Burası Türkiye olduğu için geçinmek, yarının rızkını bugünden hazır etmek zor. Köylülerin bir kısmı ekmek derdine düşüp İstanbul'a gitmiş. Gurbet ellerde çoluk çocuğunu beslemeye, artırabilirse de anne babasına birkaç kuruş göndermeye çalışıyor.

Eh, bir kısım insan İstanbul'da yerleşince, gelmeler gitmeler oluyor haliylen. Karayolu çok kötü ve zahmetli. En iyi çözüm deniz yolu. Ancak bu bile fakir Anadolu köylüsü için büyük bir külfet. Bir vapur bileti neredeyse bir inek parası. Gitsen olmaz, gitmesen hiç olmaz.

Bu duruma bir çözüm bulmak için köylüler ne kadar düşünmüşlerse de, akıllarına Ali Fakkı'ya danışmaktan daha iyi bir fikir gelmemiş. Bir tepsi baklava yaparak bir gece Ali Fakkı'nın kapısını çalmışlar.

Devamı...

Damdaki Usta

Melikli köyünden bir vatandaşın çoluk çocuğu büyüyünce babasının evi artık ona dar gelmeye başlamış. Hali vakti de yerinde olmalı ki, ev yaptırmaya niyetlenmiş. Malzemeleri kısa zamanda hazırlayıp, sıra usta bulmaya gelmiş. Arayıp taramış, sormuş soruşturmuş ve civarın en akıllı ustasını evi yapmaya razı etmiş.

Baharda başlanan ev, himiydi, duvarıydı, söyesiydi derken, yaza doğru bitmeye yüz tutmuş. En nihayet, güneşli bir Temmuz günü çatı hartamasının son çivisini de çakan usta evi bitirmiş.

Bitirmiş bitirmesine amma ne görsün. Kendini hartama döşeme işine iyice kaptıran usta değil kendisi için, bir tek damla için bile evin tavanına inilecek delik bırakmayı maalesef unutmuş.

Devamı...

Dananın Kafası

Olacak iş ya, Melikli köyünde vatandaşın biri danasını sulamak istediğinde uygun bir kap bulamamış. Bula bula eski turşu küplerinden birini bulabilmiş. Küpü ağzına kadar su doldurup dananın önüne koymuş.

Yazın sıcak gününde iyice susamış olan dana bir kaç yudumda suyu yarı etmiş. Tabi o içtikçe suyun seviyesi de alçalıyormuş haliyle. Akılsız hayvan biraz damla fazla su içmek amacıyla zorlaya zorlaya kafasını küpün içine sokmayı başarmış. Suyu içip bitirince kafasını çıkarmak istemiş ama nafile.

Bir müddet köyün içinde kafasında küp ile rastgele gezen dana köylülerin dikkatini çekmiş. Danayı kurtarmak için yapılan birkaç deneme sonuç vermeyince, danayı da yanlarına alıp köyün akıldanesine danışmaktan başka çıkar yol bulamamışlar.

Devamı...

Ezedin.comGoogle


Mesaj Tahtası



Linkler